Sözcükte Anlam İlişkileri

Sözcükte anlam ilişkileri konu anlatımını ilerleyen bölümlerde sizler için gerçekleştirmeye çalışacağız ve sözcükte anlam ilişkileri sorularının ne şekilde geldiğinden söz edeceğiz. Çünkü sözcükte anlam ilişkileri ile ilgili çok sayıda soru gelmektedir. Bununla birlikte, sözcükte anlam ilişkilerine dair verilmesi gereken çok sayıda bilgi de bulunmaktadır. O halde konu hakkında bilgi sahibi olmanız adına sizleri daha fazla bekletmeyelim.

Sözcükte Anlam İlişkileri

■ Yakın Anlamlı Sözcükler: Sözcükte anlam ilişkileri soruları içerisinde genellikle yakın anlamlı sözcüklerle eş anlamlı sözcükler birbirine karıştırılmaktadır. Bu hataya düşmemelisiniz. Çünkü yakın anlamlı sözcükler eş anlamlı sözcüklerle aynı değildirler. Eş anlamlı sözcüklerin anlamları birbirleri ile aynıdır ve cümle içerisinde birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Ancak yakın anlamlı sözcüklerin anlamları birbirleri ile aynı değildir. Sadece benzerlik gösterir. Yakın anlamlı sözcükleri cümle içerisinde birbirlerinin yerine kullanamazsınız. Kullansanız da istediğiniz anlamı elde edemezsiniz.

Gezmek ve yürümek sözcüklerini yakın anlamlı sözcüklere örnek olarak verebiliriz. Ancak iki sözcüğü aynı cümle içerisinde birbirinin yerine kullanamayız. Şöyle bir örnekle ne demek istediğimizi anlatalım:
Batı Karadeniz’i gezdim
Batı Karadeniz’i yürüdüm
Batı Karadeniz gezilir, her bir şehre uğranır ve ören yerleri, müzeler ziyaret edilir. Ancak Batı Karadeniz yürünmez. En azından normal şartlarda.
Ama
Kardeşimle akşam gezmeye gittik
Kardeşimle akşam yürüyüşe çıktık
cümlelerindeki gezmek ve yürümek benzer şeyler ifade etmektedir.

Eş Anlamlı Sözcükler: Sözcükte anlam ilişkileri konu anlatımında biraz önce de belirtmiş olduğumuz gibi, eş anlamlı sözcüklerle yakın anlamlı sözcükler birbirine karıştırılmaktadır. Eş anlamlı sözcüklerin anlamları aynı; ama yazılışları farklıdır. Her bir eş anlamlı sözcük gerçek anlamında kullanılmaktadır. Cümle içerisinde birbirlerinin yerine kullanılabilirler ama eş anlamlı sözcükleri aynı cümle içerisinde birlikte kullanmak anlatım bozukluklarına neden olmaktadır.

Eş anlamlı sözcüklere örnek vermek istersek siyah ve kara sözcüklerini ele alabiliriz.
Kara kaşlı kara gözlü bir çocuk
Üzerinde siyah bir kazak vardı.
Sözcükte anlam ilişkileri sorularında eş anlamlı sözcüklerle ilgili sorular çok fazla çıksa da, iki tane sözcük verip de eş anlamlı olup olmadığını sormazlar. Bunun yerine iki tane cümle verir ve sözcüklerin eş anlamlı olup olmadığını sorarlar. İki tane eş anlamlı sözcüğü iki farklı cümlede kullansalar bile, cümlelerden birinde geçen sözcük gerçek anlamı dışında kullanılmışsa cevap olarak onun işaretlenmesi yanlış olacaktır.

■ Sesteş Sözcükler: Sözcükte anlam ilişkilerinde sesteş sözcükler eş sesli sözcükler olarak da bilinmektedir. Sesteş sözcükler de eş anlamlı sözcükler gibi gerçek anlamlarında kullanılmak durumunda olmalarının yanında, okunuşları ve yazılışları aynı; ama anlamları farklı olan sözcüklerdir. Sesteş sözcükleri hem örneklendirelim; hem de sesteş sözcüklerle ilgili sorularda yapılan yanlışlar konusunda sizleri bilgilendirelim.

Yüz kelimesinin farklı anlamları vardır. Surat, sayı, spor dalı olarak tanımlanabilen yüz kelimesinin bir de mecaz anlamda kullanımı vardır. Mecaz kullanımda yüz kelimesinin, diğer cümlelerdeki kullanımları ile sesteş olduğunu söyleyemeyiz. Örneklendirdiğimizde ne demek istediğimizi anlayacaksınız.
Yüzme kursuna başladım.
Yüzümde sivilce çıktı.
Birden yüze kadar saymayı öğrendi.
Küs olduğu için, ziyaretine gelen arkadaşına yüz vermedi.
Son cümlede geçen yüz vermek mecaz anlamda kullanılmakta olduğu için, ilk cümlelerdeki yüz kelimesi ile eş sesli olduğunu söyleyemeyiz.

Zıt Anlamlı Sözcükler: Sözcükte anlam ilişkilerinden söz ederken hep gerçek anlamdan bahsettik. Zıt anlamlı sözcükler, yani karşıt anlamlı sözcüklerin de gerçek anlamlarında kullanılmaları gerekmektedir. Birbirinin zıttı anlam ifade eden sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denilmektedir. Ancak bir kelimenin ve onu olumsuz yapan eklerle oluşturulan diğer kelimenin zıt anlamlı sözcükler olduğunu söylersek de yanlış bilgi vermiş oluruz.

Gelmek – gitmek, gülmek – ağlamak, sevgi – nefret, yaşam – ölüm… zıt anlamlı sözcüklere örnekler oluşturmaktadır.
Ancak
Gelmek – gelmemek, üzülmek – üzülmemek… gibi kelimeler zıt anlamlı sözcüklere örnek değildir.

■ Genel – Özel Anlamlı Sözcükler: Sözcükte anlam ilişkilerinde, bir türün tamamını ifade eden sözcüklere genel, sadece bir varlığı ifade eden sözcüklere de özel sözcükler adı verilmektedir. Sözcükte anlam ilişkileri sorularında genel özel anlamlı sözcükler ile ilgili sorular genellikle, genelden özele giden sözcük sıralaması ya da hangi sözcüğün genel ya da özel olduğu sorulmaktadır. Örnek vermek istersek:

Hayvan – Kedi – Siyam kedisi… genelden özele giden bir dizilişi ifade etmektedir.
Kardeşim bana doğum günümde bir muhabbet kuşu hediye etti… cümlesinde geçen muhabbet kuşu özel anlam ifade etmektedir.
Hayvanlardan korkuyorum… cümlesinde geçen hayvan genel anlam ifade etmektedir.

■ Nitel – Nicel Anlamlı Sözcükler: Bir sözcük anlamı itibari ile ölçülebiliyor ya da sayılabiliyorsa nicel anlamlı, sadece özellikleri ile tanımlanabiliyorsa nitel anlamlıdır şeklinde nitel – nicel anlamlı sözcükleri tanımlayabiliriz.

Annemin yemekleri çok güzel oluyor, cümlesinde geçen güzel kelimesi ölçülemeyen ve sayılamayan; ama yemeklerin özelliklerini niteleyen, nitel bir sözcüktür.
Elektrik faturası çok yüksek geldi, cümlesindeki yüksek kelimesi nicel bir sözcüktür, çünkü faturada yüksek kelimesi ile ne ifade edildiği görülebilmektedir.

■ Somut – Soyut Anlamlı Sözcükler: Duyu organlarımızın algılayabildiği kelimelere somut anlamlı sözcükler, algılayamadığı kelimelere de soyut anlamlı sözcükler diyerek, somut – soyut anlamlı sözcükleri kolayca tanımlayabiliriz. Bu açıdan bakıldığında, sözcükte anlam ilişkileri içerisinde somut – soyut anlamlı sözcüklerin kolay bulunduğunu söyleyebiliriz. Ancak sorular genellikle düz değil, somutlaştırma ya da soyutlandırma üzerine sorulmaktadır.

Somutlaştırma: Aslında soyut anlamlı bir sözcüğün, cümle içerisinde somut anlamda kullanılması şeklinde tanımlanabilmektedir. Örnek vermemiz gerekirse: Zenginlerin daha çok parası olduğunu söyleyebiliriz. Bu cümle içerisinde zenginlerden kasıt zengin insanlardır. Ve onlar somutturlar. Ancak aslında zengin kelimesi soyut bir sözcüktür. Cümle içerisinde somutlaştırılmıştır.

Soyutlaştırma: Somut anlamlı bir sözcüğün cümle içerisinde soyut anlamda kullanılması olarak tanımlanabilir. Adamın kafası çalışmıyor mu? Cümlesinde geçen kafa kelimesi aslında somut anlamlı olmasına karşın, bu cümle içerisinde akıl kelimesinin yerine kullanılmış ve soyutlaştırılmıştır.

■ Yansıma Sözcükler: Doğadaki seslerin sözcük olarak ifade edilmesi durumuna yansıma sözcükler adı verilmektedir. Sözcüğün köküne baktığınızda, o kök doğadaki bir sesi karşılıyorsa, o sözcüğün yansıma sözcükler arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Miyavlamak, havlamak, şırıldamak, şakımak… köklerine bakıldığında yansıma sözcükler olarak belirtilmektedir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica Gizlilik Politikaları