2. Abdülhamit Kimdir?

Bu yazımızda sizlere 2. Abdülhamit hakkında bilgilerden söz ederek, 2. Abdülhamit kimdir sorusunun yanıtları arasında yer alan 2. Abdülhamit hayatı hakkında kısaca bilgi aktarımında bulunmaya çalışacağız. Siz de, Osmanlı İmparatorluğu’nun 33. padişahı olan 2. Abdülhamit’i yakından tanımak istiyorsanız, zaman kaybetmeden bilgilerin aktarımını gerçekleştirmeye, 2. Abdülhamit hayatını aktarmaya başlayalım…

2. Abdülhamit Kimdir?

1842 senesinde, 2. Abdülmecit’in oğlu olarak dünyaya geldi. Abdülaziz’in tahttan indirilmesinden sonra yerine Sultan 5. Murat geçirildi, ancak bazı delice tavırları dolayısı ile Sultan 5. Murat’ın tahttan indirilmesinin ardından, 1876 senesinde yerine 2. Abdülhamit geçirildi.

Şehzade olduğu zamanlarda eğitimine çok fazla önem verilmemiş olan 2. Abdülhamit, daha çok amcası Abdülaziz ile birlikte seyahatlere gitmiş, ve oldukça serbest yetiştiği bu zamanlarda bile Osmanlı İmparatorluğu’nun hakkında isabetli düşüncelere sahip olup, kararlar verebilmişti. Zeki, aynı zamanda da kurnaz bir insan olduğu, bu nedenle düşünülmektedir.

2. Abdülhamit dönemi başladığında Osmanlı İmparatorluğu’nda durumlar çok karışıktı. Sırbistan – Karadağ savaşları sürüyor, Bulgaristan, ve Bosna Hersek isyanları devam ediyordu. İstanbul’da, Şark sorununun halledilmesine ilişkin toplanan konferanslara elçilikler davet edilmişti. 2. Abdülhamit ise bu sırada, önceden söz verdiği gibi Kanuni Esasi’yi ilan etti.

İstanbul’da, elçiliklerin katılımı ile gerçekleşen konferansta alınan kararlar, kabul edilmedi. Bu arada Sadrazam Mithat Paşa ile problemler yaşayan 2. Abdülhamit, onu sadrazamlıktan aldığı gibi, sınır dışı olması kararını verdi. Ardından da yeni bir seçim yaparak yeni bir Mebusan Meclisi oluşturdu, sonrasında da meclisi toplantıya çağırdı.

İngiltere, Rusya’nın yeni bir savaş içerisine girmesini önlemek için Londra’da bir konferans topladı; alınan kararlar Osmanlı İmparatorluğu’na geldi; ve Mebusan Meclisi’ne gönderildi. Hem kararlar; ve hem de Rusya’nın teklifleri Mebusan Meclisi tarafından reddedildi. Sonra, yanına Romanya’yı da alan Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı savaş açtı. Bu savaşta her ne kadar aralıklı başarılar elde edilmiş olsa da, savaş saraydan yönetilmekte idi, ve Rumeli ve Anadolu’da başarısızlık elde edildi.

Alınan başarısızlığın sonrasında dağıtılan Mebusan Meclisi’nin ardından İstanbul’a kadar da dayanan Rusya ile, ağır şartlarda bir antlaşma imzalandı: Ayastefanos Antlaşması… Bunun üzerine sözder Osmanlı İmparatorluğu’nu rahatlatmak adına, Ayastefanos Antlaşmasını hafifletmek için Berlin’de bir konferans toplandı; ve burada, Osmanlı İmparatorluğu’ndan önemli topraklar alındı.

Abdülaziz’in intihar ettiği biliniyordu. Ancak 2. Abdülhamit, bu durumun böyle olmadığını, Abdülaziz’in öldürüldüğünü iddia etti, ve Yıldız’da bir mahkeme kurdurarak Mithat Paşa, Damat Nuri Paşa; ve Damat Mahmut Paşa’yı mahkum etti, sonrasında da öldürttü. Bu arada dışarıda yeni bir karışıklık hüküm sürmekte idi.

2. Abdülhamit döneminde Osmanlı İmparatorluğu büyük bir gerileme dönemi geçirdi. Ama yine de elde edilen başarılar da bulunmakta idi:
• Hicaz Demiryolu yapıldı.
• Anadolu, ve Rumeli’de yabancı sermaye ile demiryolları yapıldı.
• Medrese-i Mülkiye Mektebi kuruldu.
• Farklı okullar açıldı.
• Darülfünun bir kere daha açıldı.

Hem içerde, hem de dışarda elde edilen başarısızlıklar dolayısı ile, İttihat Ve Terakki Cemiyeti gizli olarak kuruldu. Saray’ı; ve padişahı, çıkartılan, ve bastırılamayan ayaklanmalar korkuttu. Bunun üzerine Kanuni Esasi bir kere daha çıkartılmak durumunda kalındı.

31 Mart Vakası, ve bu ayaklanmayı bastırmak için isyancı grupların İstanbul’a yürümesi üzerine, bu isyanları kışkırtması gerekçesi ile 2. Abdülhamit tahttan indirildi, yerine kardeşi 5. Mehmet Reşat geçirildi. 2. Abdülhamit ilk olarak Selanik’e Alatini Köşkü’ne gönderildi, ama sonrasında yeniden İstanbul’a getirilerek ölümüne kadar Beylerbeyi’nde yaşamasına karar verildi.

2. Abdülhamit Kızıl Sultan olarak bilinmekte olup, evhamlı, ama olayları kolay algılayan biri idi. Sesinin kalın olduğu, burnunun iri, boyunun orta bakışlarının ise keskin olduğu söylenmektedir. Vefatı 1918 yılında gerçekleşmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica Gizlilik Politikaları